Bilgisayar dünyası ile yakından haşır neşir iseniz mutlaka Linux’ün namını duymuş olmanız gerekir. Duymamanıza imkan yok zaten, Linux dağıtımları her geçen gün yeni özelliklerle güçlenmeye devam ediyor. Şu an için Windows’un hakimiyetini kırabilmeleri mümkün olmasa da ilerisi için umut ışığı yok demem adil olmaz. Linux dağıtımları hakkındaki detaylı bilgiyi, elektronik ortamda dağıtım yapan Linux dergisini, Tuks.org adlı yeni Linux portalından edinebilirsiniz. Linux hayranı iseniz ve henüz tuks.org’dan bi haberseniz çok şey kaçırdığınıza emin olun.
Şimdi efenim, yukarıda yazdığım sözler size övgü gibi gelebilir ama açıkça söylemek gerekirse ben bir Windows severim. Linux dağıtımlarını denemedim değil. Özellikle Ubuntu’yu oldukça yakından inceledim, değerlendirdim. Zaten bu yazıyı da bu kişisel değerlendirmemin ışığında yazıyorum. Eğer Linux hayranlarından biri iseniz yazının devamını okumayın, sinirlenme ihtimaliniz yüksek çünkü ben Linux’ün fazlası ile şişirilmiş olduğunu düşünenlerdenim. Nedenlerine de kısaca değineceğim, çamur at izi kalsın durumu yaşattığım düşünülmesin.
Linux windows karşılaştırmalarının çoğunda öne sürülen belirli argümanlar var ve bu argümanlar ışığında değerlendirme yapınca sanki Linux’ün Windows’a bariz üstünlüğü varmış gibi gelebilir. Ama bu argümanların ne kadarının doğru ne kadarının şişirme olduğuna madde madde değineceğim. Karar siz okuyanlara kalsın.
Linux eski bilgisayarlarda bile rahatlıkça çalışır, sistem konfigürasyonunun yüksek olması gerekmez.
Evet, linux’ün performans açısından Windows’tan (Özellikle Vista) bir adım önde olduğu bir gerçek. Günümüzden 3-4 yıl önce sağlam makine diye adlandırdığımız zamanın canavarlarına bugün Vista yüklediğinizde kasım kasım kasılıyor, oysa Linux (Ubuntu) aynı makineyi çok rahat bir şekilde idare ediyor.
Ama…. Evet aması var. Linux donanımları en temel özellikleri ile tanıyor. Bugün piyasaya donanım süren tüm firmalar donanım sürücülerini windows’a göre optimize etmiş durumda. Bir çok donanım firması Linux’e tam olarak destek vermiyor. Açık kaynak tabanlı driver’lar kullanılan donanımdan tam performans elde edilmesinde ne kadar yeterli tartışılır. Ati’nin görüntü kartlarının sürücüleri problemli mesela. Ati driver’larının kaynak kodlarını Linux gibi açık kaynak temeline dayanan geliştiricilere vermiyor. Bu da donanımdan sadece bir yere kadar faydalanabilmenizi sağlıyor.
Hoş tarafı da şu. Donanımdan ileri derece faydalanmanızı sağlayacak uygulamalar da yok Linux’te. Oyunlar ilk sırayı alıyor bu handikapta. Atari oyunları sınıfını oyun olarak adlandırabilirseniz oyun elbette var ama o kadar. Linux’çülere sorsanız bunun vebalini oyun üreticilere atıyor ama bence alakası yok. Linux donanımı full performans yerine temel performans döngüsü ile kullanıyor. Eh böyle olunca eski makinelerde süper çalışması kadar normal birşey yok. Ama makineye 2.000 USD üzeri bayıldıysanız ve ben bu makine ile Linux kullanacağım diye inatlaşıyorsanız Allah akıl fikir versin derim..
Linux güvenlidir, virüs girmez.
Olaya virüs programcıları açısından bakmak lazım öncelikle. Bir bilgisayar delisi oturup virüs yazmaya kalkıştığı zaman eserinin mümkün olduğu kadar çok yayılmasını arzu eder. Piyasada şu an windows’un bariz üstünlüğü olduğu için yazılan virüslerin büyük bir çoğunluğu windows platformuna yönelik. Tüm dünyadaki bilgisayarların %80′ininden fazlasının Windows işletim sistemine sahip olduğunu düşünürseniz hedefin neden windows olduğu kendiliğinden ortaya çıkar.
Linux kullanıcı dostudur, tek komutla programları internetten yükler ver kurar.
Sudo’lara bir kez başladığınız zaman gerisi geliyor efenim. Bu noktayı direkt bypass edelim hiç derinlemesine girmeyelim. Programı yüklüyorsunuz, nerede olduğunu bulamıyorsunuz, nasıl çalıştıracağınızı ararken forumları kitabe gibi okuyorsunuz. Okumak bitmiyor ve yetmiyor. Linux’ten anlayan ve sorulardan sıkılmayan arkadaşlarınız olması mecburi. Kimseyi tanımam etmem, kendi başıma hallederim diyorsanız fena halde yanıldığınızı anlamanız için çok fazla zaman gerekmez. Linux’ü kurduğunuzun ertesi günü kaldırmaya teşebbüs ettiğinizde ne söylediğimi anlarsınız.
Linux özgürdür, linux beleştir.
Linux’çüler windows’ta kullandığımız her programın Linux’te ücretsiz alternatifleri olduğunu iddia ediyor. Bakın diyorlar siz MS Office’e para veriyorsunuz ama biz bedava ofis programı kullanıyoruz (Open Office). Photoshop’a gerek yok yerine GIMP var, aslanlar gibi işimizi görüyor. Vs vs vs.
Öncelikle. Yeni bir bilgisayar aldığınızda % 90 Windows işletim sistemi ile geliyor size. Buna para ödediyseniz bile OEM geldiği için öyle çok abartılı bir rakam değil. Hatta toplam tutarda oldukça cüzi bir rakam. Gelelim şu ücretsiz denen uygulamalara. Eğer ücretsiz uygulama istiyorsanız Windows’ta her konuda binlerce uygulamayı bulabilirsiniz. Open Office, GIMP zaten windows’ta da mevcut. Diğer uygulamaları hiç saymıyorum. Açık kaynak bütün uygulamaların (eğer tercihiniz açık kaynak ise) windows versiyonları da var. Buna rağmen işletim sistemi bedavaya gelsin, özgür olalım diyenleri, şehirler arası seyahatleri uçakla yapmak yerine otostopla yapmaya benzetiyorum.
Evet otostop yaparken özgürsünüz. İstediğiniz yerde iner, istediğiniz yerde binersiniz. Sadece yolunuzun üzerindeki araçlara binmeniz kafi. Maceraya doyum olmaz. Oysa uçakla yolculukta arkanıza yaslanır keyfinize bakarsınız. Yani illa macera yaşayacağım derseniz tamam otostop yapın ama konfor arıyorum derseniz de bildiğinizden şaşmayın.
Şimdilik bu kadar yeter diyorum ve devamını başka yazılara bırakıyorum.