Beni yakından tanıyan arkadaşlarım bu konudaki duyarlılığımı bilirler. Türkçe’yi olabildiğince sade, olabildiğince özenli yazmaya dikkat etmemin yanında Türkçe’nin kullanım hatalarına ve yozlaştırma çabalarına da duruşum bellidir. Az kişiyle tartışma yaşamadım bu yüzden, özellikle cember.net yöneticiliğim sırasında.
Tabii sonuçta ben Türkçe’yi koruma memuru falan da değilim. Kimsenin eline, diline acı biber sürecek halim de yok yanlışlarla karşılaştıkça. Ama elimden geldiği ölçüde hatırım geçen arkadaşlara rica etmişliğim olmuştur. (külliyen yalan, doğru dürüst yazsınlar diye tehditlerim daha fazladır)
Son günlerde kapsam olarak oldukça geniş, bilgilendirici bir internet sitesinin takipçisi oldum. Güneşin tam içinde adındaki sitenin sahibi Süleyman Sönmez adında bir arkadaşımız. Yazılarını ve eklediklerini zevkle okuyorum. Zaten e-posta aboneliği vasıtası ile takipçisi olduğum nadir sitelerdendir güneşin tam içinde. İşte Süleyman Sönmez arkadaşımız bir harekete, bir kampanyaya ilk adımı atmak istemiş ve ben de onu bu çabasında yalnız bırakmak istemedim. Zira bu konudaki görüşlerimiz tam bir paralellik gösteriyor.
Konu Türkçe’nin özenli kullanımı. Dahi anlamındaki de’lerin kelimeden ayrı yazılması, msn dili olarak adlandırılan garip olgunun Türkçe’yi yozlaştırmaması için birçok sitenin makalelerle katılımcı olacağı bir kampanya… Seve seve oturdum klavyenin başına ve şu anda okuduğunuz satırları yazıyorum.

