Şu an gezmekte olduğunuz kategori author

taylantugut

Mutluyum, mutlusun, mutlu…

Önceleri MSN’de başladı anlık durum iletileri paylaşmak. Arkadaş listemizde bulunanların ne yaptıklarını, o anki hal-i ruhiyelerini öğrenme fırsatı yakaladık bu şekilde. Arkasından facebook geldi.. “Şu an ne yapıyorsunuz?” sorusuna kendimizce cevaplar verdik. Kimimiz o an meşgul olduğu işi yazdı, kimimiz duyurmak istediği bir iletiyi. Oldukça fazla sayı olarak nitelendirebileceğim bir kişi de bu durum iletilerinde daha çok o anki keyif derecesini paylaşmaya başladı.

Mustafa Kemal'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği

Son zamanlarda kendilerini liberal aydın olarak nitelendiren bazı şahısların Mustafa Kemal Atatürk’e besledikleri düşmanlıklarını nasıl ortaya döktüklerine şahit oluyoruz. Sevan Nişanyan’ın yazısını ve buna cevap olarak Ahmet Taner Kışlalı’nın yazısını mutlaka okuyun…

Derdimiz nedir?

Neden yetinmeyi bilmiyoruz? Neden sevdiklerimizle birlikte olmanın tadını doyasıya çıkaramıyoruz? Neden gökyüzünde pırıl pırıl parlayan güneş yüzümüzü ısıtınca keyif almak yerine ruhumuzu hayatın karabasanlarına tutsak ediyoruz?

Favori Tarayıcım

Uzunca bir süreden beri sıkı bir internet kullanıcısı olduğumdan dolayı artık kullanmadığım tarayıcının kalmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Her bir tarayıcının zaman içerisinde rakibine göre avantaj ve dezavantajları olduğu da bir gerçek. Kullanıcının amaç ve kullanım sıklığına bağlı olarak tarayıcı tercihi belirleniyor.

Unutulanlar

“Mihrabım diyerek sana yüz vurdum, gönlümün dalında bir yuva kurdum, yıllardan beridir yalvarıp durdum, sevgilim demeyi öğretemedim..”
İnanın çevremde daha şu yukarıda güftesinin girişini verdiğim şarkının ilk notasını duyar duymaz kusursuz eşlik etmeye başlayacak onlarca kişi tanıyorum. Haksız sayılmazlar, zaten ben de bu kişilerden biri olduğumu hiç bir zaman inkar etmedim. Öylesine güzel eserler var ki geçmişten günümüze hala dilden dile dolaşarak ulaşan; bu şarkıları unutmak pek mümkün olmayacak gibi görünüyor bana.

Merhaba dünya!

Merhaba dünya diyerek yeni bir başlangıç yapıyorum günlük* dünyasındaki bu adresime. (Blog yerine günlük kelimesini kullanmayı tercih ediyorum). Takip edenler bilir, oldukça fazla paylaşımım olmuştu günlüğümün eski sürümünde. Herşeye sil baştan yapıp yeniden başlamak aslında pek kolay değil. Ama yine de değişimi seviyorum sanırım. Bu nedenle hem günlüğün temasını değiştirdim …