Son zamanlarda fiyatlarının makul bir seviyeye de gelmesi ile D-SLR (digital single-lens reflex) makineler oldukça revaçta. Düşen fiyatlarından da öte D-SLR makine edinmenin bir trend haline gelmesi bunlara karşı ilginin artması ile sonuçlanıyor. İşte bu noktada birkaç söz söylemek istedim. Eğer fotoğraf makinesi almayı veya eski makinenizi değiştirmeyi düşünüyorsanız D-SLR sizin için uygun seçim mi? Bunu kısaca tartışalım istiyorum.
Öncelikle size D-SLR makinelerin avantajlarını saymakla da başlayabilirdim bu yazıya ancak yapmayacağım. Bunun nedeni zaten hali hazırda D-SLR makineleri öven ve yücelten hatırı sayılır miktarda kaynak olması. D-SLR makinelere yönelen ilginin haksız olduğunu söyleyemem tabii ki. Eğer fotoğraf çekmek sizin için bir tutku haline geldiyse kimsenin tavsiyesine gerek kalmadan bir D-SLR makine edinme zamanının gelmiş olduğunu bilirsiniz. Benim kısaca bahsetmek istediğim konu neden D-SLR makinelere yönelmemeniz gerektiğinin sebepleri. Eğer madde madde sıralayacağım bu sebepler sizin için ikna edici olmazsa tercihinizi bir D-SLR makineden yana kullanabilirsiniz.
1 – İri ve hantaldırlar. D-SLR makineler ebatları açısından oldukça iri bir yapıya sahipler. Bu nedenle örneğin bir restorana gittiğinizde makineyi masa üstüne bırakmanın bile sizi gösteriş delisi konumuna düşürebileceğini unutmayın. Makinenin gövdesi ile birlikte üzerine takılan objektif ve flaş gibi aksesuarları da dahil ettiğiniz zaman karşı karşıya kalabileceğiniz görüntü muazzam olabilir. Bu yüzden çoğu D-SLR sahibi aynı zamanda kompakt bir makineye sahip olmanın faydasını görmüştür.
2 – Kullanmayacağınız özellikler. Eğer fotoğraf çekerken ön-tanımlı (pre-programmed) ayarları kullanıyorsanız (otomatik mod) boşuna bir D-SLR edinmeyin. Ön-tanımlı ayarlarla bir D-SLR kullanmak yerine kompakt bir makine ile daha kabul edilebilir sonuçlar elde edebilirsiniz.
3 – Lens kalitesi. Çoğu D-SLR ile birlikte verilen kit lensler büyük bir çoğunluğun kabul ettiği üzere işinizi görmeyecektir. Oysa kompakt makinelerde makinenin özelliklerine en uygun lensler kullanılır. Objektiflere yatırım yapmak istemiyorsanız D-SLR sevdanızdan vazgeçin.
4 – Temizlik ve bakım. Kompakt bir makineyi temiz bir bezle sildiğinizde tüm bakım ihtiyacını karşılamış olursunuz. Oysa D-SLR makineler yapıları itibarı ile hassastır. Algılayıcılarının (sensor) üzerinde birikecek tozlar zamanla fotoğraf kalitesini etkilemeye başlar. Bunu önlemek için düzenli olarak temizlik ürünleri ile gerekli bakımı düzenli olarak yapmanız gerekir ki bu da nakit ve vakit kaybettirir.
5 – LCD ön izleme yoktur. Üst sınıf birkaç D-SLR haricinde bu makineler LCD önizleme işlevine sahip değildir. Bunun anlamı çektiğiniz kareyi LCD ekrandan görüp deklanşöre basamayacak olmanız anlamını taşır. Oysa en ucuzundan tüm kompakt makineler bu özelliğe sahiptir.
6 – Lens çokyönlülüğü. Kompakt bir makineye sahip olduğunuzda ihtiyaçlarınızın büyük bir kısmını sağlayacak çok yönlü bir lense de sahip olmuş olursunuz. Ancak D-SLR makineler için durum bundan farklıdır. Her farklı fotoğraf sahnesi için farklı lensler edinmeniz gerekebilir. Portre – manzara – doğal yaşam – iç mekan gibi farklı ambiyanslara sahip ortamlarda farklı lenslere sahip olmanız gerekir. Kabul etmek gerekir ki bu bir özelliktir dezavantaj değil. Buna rağmen ek bir maliyeti gerektirir ki fotoğrafçılık pahalı bir hobidir sözünü haklı çıkartan bir yöne sahiptir.
7 – Modaya uymak. Herkes D-SLR aldığı için bu tip bir makineye yönelmeyin. Eğer her yere taşıyabileceğiniz ve yaşadığınız anları ölümsüzleştireceğiniz bir makine arıyorsanız kompakt bir makineyi tercih edin. Fotoğrafçılık konusunda daha tutkulu bir arayış içindeyseniz ve bu hobi için zaman ve para ayırabilecekseniz tabii ki seçiminiz D-SLR olmalıdır.
8 – Makine değil fotoğrafçı. İyi bir fotoğrafı makine değil fotoğrafçı çeker bunu asla unutmayın. D-SLR bir makine sizi daha iyi bir fotoğrafçı haline getirmez. Elbette daha fazla imkan tanıyan özelliklere sahip olursunuz ama kaliteli bir fotoğraf için bu tek başına bir etmen değildir. Internete şöyle bir göz attığınızda kompakt makinelerle çekilmiş muhteşem karelere rastlayabilirsiniz.
9 – Kullanım süresi. Bir D-SLR sahibi olduğunuzda her yeni çıkan bir üst modelde buna sahip olmak isteyeceksiniz. Göreceli olarak eski sayılabilen kompakt makineler kullananların sayısı oldukça fazla iken D-SLR sahipleri her yeni gelişmeden sonra makinelerini değiştirme eğilimindedir.
10 – Zamana bırakın. D-SLR bir makineyi daha sonra alabilirsiniz. Eğer fotoğrafçı olmanın henüz ilk adımlarını atıyorsanız en mantıklı yol küçük ve akıllı bir makine ile yola çıkmaktır. Makinenizin limitlerini zorlamaya başladığınızı düşündüğünüz an daha profesyonel bir makineye yönelebilir ve eski kompakt makinenizi aile fertlerinden birine devredebilirsiniz.
Sonuç olarak; eğer fotoğrafçılık konusunda bir deneyime sahipseniz hangi makineye yönelmeniz gerektiğini size anlatan incelemeleri araştırıp okuma ihtiyacını hissetmezsiniz. Çünkü neye ihtiyacınız olduğunun farkındasınızdır ve ihtiyaçlarınız doğrultusunda seçiminizi yaparsınız. Buna karşın fotoğrafçılığa ilk defa adım atıyorsanız ve ilk kameranızı alıyorsanız iki kere düşünün. Bedeli oldukça yüksek sayılabilir bu hobiye adım atmadan önce istediğinizin gerçekten bu olduğundan emin olun.
Not: Bu yazının hazırlanmasında 10 Reason not to buy a D-SLR adresinde yer alan makaleden yararlanılmıştır.


boyut ve fiyat faktörü belirleyici ve caydırıcı oluyor. bu ikisine razı olan zaten kompaktlara yönelmez, direk d-slr alır. günümüzde çok başarılı kompakt makineler var ama giriş seviyesi d-slr makinelerden daha pahalılar ve buna rağmen onlardan daha başarılı değiller. ben de şuna katılıyorum. direk d-slr makineden başlamak yerine manuel fonksiyonları olan ucuz bir kompakt ile başlamak daha iyi olurdu (bknz: canon powershot a570-590-720 is modelleri) daha sonra kişi neye ihtiyacı olduğunu o makine sayesinde öğrenip hata yapma riskini azaltır.