Sosyal medya ve insan özgürlüğü

Masks

Görsel: Rickydavid | Creative Commons lisansı ile yayımlanmıştır.

Edebiyatta ve basında mahlas, müstear isim kullanımının yaygın olduğu bilinen bir gerçek. Aslında müstear isimle mahlası birbiri ile karıştırmamak gerekiyor. Mahlas, bir çeşit nickname olarak kullanım alanı bulurken müstear isim başka bir isim kullanmak anlamına geliyor.

Mahlas ve müstear isim kullanmanın bir çok nedeni var aslında ama bu nedenlere tek tek değinecek değilim çünkü konumuz bu değil. Sadece bazı yazarların ekmek parası uğruna çizgileri dışında eserler üretirken takma isimler kullandığı bilgisini verebilirim.

Konu bu değil de madem niye girişi bu şekilde yaptın diyenler yazıyı okumaya devam etsinler.

Sosyal medya ortamları içinde bulunduğumuz çağda oldukça yoğun bir şekilde kullanılıyor. Facebook, friendfeed, twitter, gibi insanları buluşturan kaynaştıran ortamlar günlük yaşantımız içinde sık sık kullanılıyor. Burada dikkati çeken bir nokta çoğu kişinin gerçek kimlikleri yerine farklı kimlikler edinerek farklı kişiliklerle bu ortamlarda kendilerine yer bulma çabası.

Açıkça söylemek gerekirse bu tip ortamlarda gerçek isim yerine nickname tabir edilen takma sıfatların kullanılmasına taraftar değilim. Hepimizin doğrusu ve yanlışları ile bir kişiliğimiz var ve bizimle aynı ortamda bulunan insanların da kiminle diyalog içinde bulunduklarını öğrenmeye hakları olduğunu düşünüyorum.

Ben bu şekilde düşünürken hemen karşı argüman ortaya konuyor. “Ben eğer ben isem, takma isimle de olsa diyalogda olman neyi değiştirir?” Yanıtım şu şekilde olacak.. Çok şeyi değiştirir.

İnsanlar sosyal medyalarda paylaşımlarda bulunurken yazdıklarının, paylaştıklarının bir gün karşılarına çıkıp onları rahatsız edeceği düşüncesi ile nickname kullanıyorlar.

Cici bici ev kızı olarak bilinen hanım kızlarımızın nickname’ler altında erkek arkadaşları ile münasebetlerini yazdıkları bloglara az rastgelmedim. Aman annem duyarsa keser, babam duyarsa öldürür, abim cinnet geçirir düşüncesi ile bir yandan düşünsel özgürlüklerini sonuna kadar kullanırken diğer yandan da köşe bucak saklanmak zorunda olmanın ne demek olduğunu anlayabiliyorum da anlamadığım noktalar da var.

Eğer bir insan düşünüyorsa, düşünce ve fikir üretiyorsa o düşünce ve fikrin ne kadar sapkın olursa olsun (sapkınlık neye göre kime göre???) özgürce paylaşılması gerektiğine inanıyorum.

Adamın siyasi düşünceleri oldukça radikal.. Bulunduğu her ortamda bu radikal ve oldukça marjinal düşüncelerini nickname’in arkasına saklanarak yazmakta sakınca ve beis görmüyor. Eğer kendi ismiyle yazacak olursa ticari hayatında menfi etkilerinin olacağını düşünüyor. Siz o kişiyi reelde tanısanız başbaşka biri.. Oysa sanal ortamda ne krallar, ne cengaverler ne özgürlük savaşçıları ile karşılaşıyoruz. İş ciddiye binse o adamı ara ki bulasın.

Bunun yanında bir de cinsel özgürlükçüler var ki bunların toptan hastasıyım zaten. Yazılarında, paylaşımlarında cinsel özgürlüğü sonuna kadar yaşadıklarını anlatıyorlar hatta buna kendileri de inanıyor. Oysa yaşadıkları özgürlük falan değil sadece fantazilerinin sesli olarak dışa vurumu.. Eğer özgürlüklerden bahsediyorsan, özgür bir toplumda özgür bir birey olmanın cinsel tabuları yıkmanın hayallerini kuruyorsan, maskeler nickler arkasına saklanmayacaksın o zaman.

Özgürlük, acı çekmeden kazanılan bir savaş değildir. Özgürlüğü kazanabilmek için emek gerekir, karşı koymayı bilmek gerekir, direnebilmek gerekir, boyun eğmemek gerekir. Eğer cinsel özgürlüğün hazzına ve tadına varmak istiyorsan o zaman hiç sahte karakterlerin arkasına saklanmadan dimdik ayakta, düşüncelerini ifade edebileceksin. “Ama toplum buna hazır değil” gibi mazeretler arkasına saklanacaksan zaten özgürlük falan değil bu yapılanlar.. Daha önce de söylediğim gibi fantaziden bir adım öteye geçemiyor.

Oysa bizim küçük sürtükler aldıkları afili nickname’lerinin ardında özgürlük savaşçısı rolüne o kadar kaptırmışlar ki kendilerini sadece kendilerini kandırdıklarının farkında bile değiller.

Benim hayal ettiğim ortam; herkesin ne derece uçuk görünürse görünsün sahip olduğu düşünceleri linç edilme tehlikesi altında olmadan ifade edebilmeleri. Tabii ki kendi gerçek kişilikleri ile. Bunu başarabildiğimiz zaman zaten özgür bir toplum olma yolunda epeyce yol almış olacağız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>