Yılmaz Özdil’i anlamak

Yılmaz Özdilİnsanları okudukça gülesim geliyor. Aslında ciddi olarak algılamak lazım ama elimde değil gülmeden duramıyorum. Yoksa burada sanki bir savunma imiş gibi algılanması muhtemel bir Yılmaz Özdil yazısı yazdıracak durumun komik olması düşünülemez.

Şahsen söyleyebilirim ki Yılmaz Özdil şu an Türkiye’de severek takip ettiğim bir köşe yazarı. Zaten sağcısı, solcusu, enteli, genteli, ulusalcısı, liboşu sevmeseler de yine ne dedi diye takipteler. Bu derece popüler olması yazılarının içeriğine yönelik eleştirilerin de yoğun olmasına yol açıyor.

İlkokul çocuğu gibi yazıyormuş, kısa yazıyormuş, sığ yazıyormuş, basitmiş yazdıkları, saçmalıyormuş, analiz yeteneği çok kötüymüş, insana bir şey katmıyormuş, vay anam vay…

Bir kere sevgili okuyucum, bu bahsettiklerimi yazan, dile getiren arkadaşlar ki bunların arasında telli felli köşe yazarları da var bir köşe yazarının asıl amacının analizden öte halkı düşünmeye yönlendirmesi gerektiğini bilmeleri gerekir.  Köşe yazarı tanımlamalarını size bırakıp ben Yılmaz Ağabey’e yöneliyorum.. Eleştirilere tek tek cevap veriyorum..

Kısa yazıyor diyorlar.. sığ yazıyor diyorlar.. İlkokul çocuğu seviyesinde yazıyor diyorlar… Bunları söyleyen liboşlar, kıçlarını kaldırıp Türkiye İstatistik Kurumunun sayfalarına göz atmazlar. 21. yüzyılda Türkiye’de eğitim seviyesinin halk geneline ilkokul olduğunu bilmezler. Üniversite mezunlarının örgün eğitim içinde çok küçük bir orana sahip olduğunu bilmezler.. Bok atmak için bilmeye de gerek yok zaten.. Çamur at izi kalsın olayı sık sık gerçekleşir bizde.

Evet efendim, ister kabul edelim ister etmeyelim ülkemizde hala okur yazar bile olmayan bir kesimin mevcudiyetini biliyoruz.. Yılmaz Özdil’in yazdığı Hürriyet Gazetesini evkadını Neriman Teyze’de alıyor, İşadamı Haluk Bey’de.. Bakkal Orhan Amca’da okuyor, Borsacı Nazmi Bey’de.. Bir ayakkabı boyacısının da elinde görebiliyorsunuz, bir üniversite öğrencisinin de..

O halde neymiş? Bir köşe yazarı eğer halka inmek istiyorsa anlaşılır olmak durumundaymış.. Okuyan herkesin anlayacağı yazılar yazmak basitlik demek değil aksine toplumun geniş bir kesmine hitap edebilmek becerildiği için üstün bir meziyetmiş.. Nice kitabe gibi yazan yazarlar biliyorum da dürüst olun kaç kişi başından sonuna kadar okuyor yazılanları. Ben okuyorum, çevrem okuyor diye yumurtlamayın hemen. Türkiye siz ve çevrenizden ibaret değil canlar…

Bir köşe yazarı yazılarında analiz etme yoluna da gidebilir, düşündürme yoluna da.. Bazısı ayrıntılı olarak konuyu özetler, hazırlopçular tatmin olur.. Çünkü bu hazırlopçular düşünmek, üretmek yerine hali hazırda üretilmiş olanı tüketmeye sömürmeye yatkındırlar.. Onlar için düşünülecek, önlerine servis edilecek onlar da “aaa bak ne güzelmiş” diye böbürlenecekler.

Oysa Yılmaz Özdil bilinen bütün yazarlardan ayrılır. Düşündürür öncelikle.. Araştırmaya yöneltir.. Tarihleri sıralar mesela alt alta.. Merak edersiniz, açar araştırırsınız, okursunuz. Sonra okuduklarınızı analiz etme yeteneğiniz varsa, kısaca beyinsiz değilseniz yorumlarsınız.. Bu köşe yazarının yorumu değil sizin yorumunuzdur. Köşe yazarı sadece sizin düşünme fitilinizi ateşler. Sizi konu hakkında düşündürmeye yöneltir..

Ama zaten sorun Yılmaz Özdil’in yazım tarzı falan değil.. Sorun Yılmaz Özdil’in temsil ettiği değerler.. Yılmaz Özdil bir Cumhuriyet çocuğu, Yılmaz Özdil bir Atatürkçü.. Eh haliyle vurun abalıya diye yüklenilmesinde anormal bir durum yok çünkü çok okunuyor ve takip ediliyor.

Yazısını anlamayan, özümseyemeyen angutlara soruyorum.. Nedir bu yazıdaki karşı olduğunuz düşüncesi???? Yok… Yahu şu cümlesi saçma deyin.. Yok…. Eeee o halde.. Bana ne işte saçma sapan yazıyor,  ilkokul çocuğu gibi yazıyor… Yavrum, gerizekalı kardeşim.. Amacınız üzüm yemek değil de bağcıyı dövmek ise o dövmek istediğiniz bağcının sahipsiz olmadığını bilin anlayın bir kere.

Üç beş taneniz bir araya geldiğinizde sesinizin çokça çıkmasına güvenerek bu ülkede bazı değerlere rahatça saldırabileceğinizi düşünüyorsanız yanlış düşünüyorsunuz kuzularım..

Neyse uzatmayalım da Yılmaz Ağabey’in kalemine sağlık diyorum..  Bir kelimesi bile içimizdeki hainleri su üzerine çıkartmak için kafi oluyor… Bir de uzun yazsa kimbilir neler olur?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>