Sanal Gündemler

Recession

Amerikan basınının gündemine bakıyorsunuz global ekonomik kriz başköşede. Cari açıkları büyüyor ve ülke olarak ilk öncelikleri ekonomik tedbirleri alarak halkın refahındaki azalmanın önüne geçmek.

Japonya’ya bakıyorsunuz gündemde resesyon var. Yaşanan daralmanın ülke ekonomisine etkisi ve bunun insanlara yansıması tartışılıyor.

AB ülkeleri deseniz keza aynı şekilde. Batılı tüm ülkeler global krizden etkilenen ekonomileri için çıkış yolu aramaktalar.

Bir de ülkemize bakıyoruz. Önce türbana özgürlük diye bir sanal gündem maddesi yaratıldı. Ülkenin çok daha önemli binbir tane sorunu varken herşey bir kenara bırakıldı türbanla yatıldı, türbanla kalkıldı…

Ergenekon davası olarak tanımlanan bir dava ile halkın dikkati uzun süre meşgul edildi.

Sonra dış politika hamleleri gündem maddesi olarak önümüze sunuldu… Ortadoğuda ve bulunduğumuz coğrafyada sözde! söz sahibi olabilmek adına enteresan girişimlerde bulunuldu ve bunlar uzun süre gündemimizi işgal etti. (Ermenistan, Azerbaycan, İsrail vs vs)

Devam edildi bu sefer demokratik açılım adı verilen kime hizmet ettiği belli olmayan bir hareket için adım atıldı. Gündem sürekli bununla işgal edildi, bununla yatıldı bununla kalkıldı.. Hala da devam ediyor.

Bu sırada Genetiği değiştirilmiş organizmalar ile ilgili kanun apar topar meclisten çıktı, gündem maddesi olamayacak kadar sığ tartışmalar internet üzerinden tartışılmakla geçiştirildi.

Son olarak domuz gribi tüm dikkatimizi o yöne doğru vermemize neden oldu. Sağlık Bakanı herkes aşı olsun dedi, Başbakan ben olmayacağım yan etkileri var dikkate alınsın diye cevap verdi. Okuldan bize gönderilen belgede domuz gribi aşısının beyin enfeksiyonu risklerinin bile olduğu ortaya koyuldu.

Herşey iyi tamam da.. Ne domuz gribi, ne demokratik açılım ne de başka bir husus… En önemli sorunlarımızdan biri halkın içinde bulunduğu geçim kaygısı… İşsizlik tavan yapmış bütçe açığı rekor seviyede. Sanayi durma noktasına gelmiş. Dünya Gazetesinde yayınlanan bir haberde mayıs 2010’a kadar kredi verilemeyeceği konusunda bir haber vardı bugün. Kredi musluklarının kapalı olması demek yatırım yapılamayacağı anlamına gelir. Yatırım yapılamaması da krizden çıkış yolunun kapalı olmasını ifade eder.

Sanal gündemlerle oyalanmak yerine halka nasıl aş ve iş temin edilebileceği hakkında tüm kaynaklarımızı seferber etmek yapmamız ilk iş olacakken biz tam tersine sanal gündemlerle oyalanıp bu ülke insanını kendi kaderleri ile başbaşa bırakıyoruz.

Unutulmasın ki en büyük özgürlük insanca yaşam hakkıdır…

Yorum yapılmamış

Düşünceleriniz...