Giderken haber vermek şovmenlere mahsustur.. İlgi çekmek için önce gidiyorum diye ağlarsın sonra çok sevdiğim arkadaşlarımı kıramadım ortalığı steril hale getireceğim falan filan duygu sömürüsünün kralını yapar alkış alırsın. Oysa bize göre değil bu ucuz popülist numaralar. Ben ff’ye gelirken kimseye haber vermedim ki giderken zil çalıp oynayayım… Geldiğim gibi çektim kapıyı çıktım… Kesinlikle dönmem diye kesip atmıyorum ama şu an için dönmeye niyetim yok. Çünkü insanoğlu ile uğraşmaktan yoruldum. Her ne kadar kavgadan tartışmadan beslenir gibi bir halim olsa da aslında huzur ve sakinlik arıyorum.. Aradığımı da ff’de bulamayacağım gün gibi aşikar. Bir süre blogumdayım.. Bakarız artık buradan da sıkılır mıyım? Başka denizlere yelken açar mıyım? Ne yaparım bilemem…
Gitmiş olmana üzüldüm, ama şunu da söylemek istiyorum; giderken haber vermek şovmenlere mahsus filan değildir. Biz buna kendi aramızda “vedalaşma” diyoruz.
Vedalaşma bir daha birbirini hiç göremeyecek insanlar arasında olur… Ben sana istediğimde ulaşabiliyorsam, sen bana istediğinde ulaşabiliyorsan bunun neresi vedalaşma?
Ben sadece bir sosyal medyada bulunmama hakkımı kullandım. Olay bundan ibaret.
Uzun bir yorum yazmıştım ama blogun “Hata! Güvenlik kodu girilmemiş” tarzında bir uyarıyla geri gönderdi ve yorumum sıfırlanmış, buna gıcık oldum
Elbette birbirimize ulaşabiliyoruz, ama yine de “Hadi bana eyvallah, bir süre buralarda yokum, döner miyim dönmez miyim bilinmez ama bana blogumdan her zaman ulaşabilirsiniz” tarzı bir feed yazıp yoruma kapayabilirdin, kimse de bunu şov olarak görmezdi. Hoş bunu şov görecek insanlarla da zaten bizim işimiz olamaz. Ayrıca şunu da belirtmek istiyorum, sadece hiç görüşemeyeceğin insanlarla vedalaşırsın diye bir şey de yok, sen hiç misafirlik dönüşü arkadaşlarınla vedalaşmaz mısın?
Niye gittiğini sormuyorum bile, bunu sorgulamak ne bana ne başkasına düşer, tercih senin. Bize sadece saygı duymak kalır, ama giderken “ben gittim” demek de gayet insani bir yaklaşım, hor görme
Haklısın da kızgınlığım da vardı biraz.. Çokça görmekteyim etrafta böyle duygu sömürüsü ile ilgi çekmek isteyenleri. Biliyorum hadi bana eyvallah diye bir feed açsam aynı şey benim için de söylenecekti ki hiç böyle bir yargıyı hazmedecek durumda değildim.
Gidecek olan “Gidiyorum, gideceğim, bak şimdi gittim, yemin billah artık yokum” diye cıvımaz diye düşündüm. Düşündüm çünkü böyle tipler var, onlarla aynı terazide tartılmak istemedim.
Belki hata da yapmış olabilirim.
(PS. Bende alışkanlıktan olsa gerek net üzerinde nereye yorum yazarsam yazayım CTRL+A sonrasında CTRL+C yapmak alışkanlık oldu, tavsiye ederim. Güvenlik kodu koymam gıcıklık ama sonuçta 1 tane bile spam ile uğraşmıyorum )
1 kez yorum yazınca önbelleğe alıyor “isim / e-posta / web” bilgilerini ve üstteki “tekrar hoşgeldiniz Fikret. değiştir »” linkine tıklamadan görülmüyor o spam kodu. Tabi ki captcha ‘sız blog düşünemiyorum, benim sitede de matematik işlemi sonucunu soran bir koruma var
Konuya dönersek, benimkisi de öyle bir sitem işte sana, sevdiğin birinin friendfeed ‘i bir anda bıraktığını kendisinden değil başkasından öğrenmek garip bir duygu. Gördüğün gibi soluğu hemen blogunda aldım zaten:)
Valla aslında başkasından da öğrenmemen gerekiyordu ama Ebru’nun dünden beri çabaları var. Kendisine de söyledim, şu an dönmeyi düşünmediğimi ama elinden gelen tüm gayreti gösteriyor gördüğüm kadarı ile
Bak şimdi kararsızım bu konuda. Gerekli mi gereksiz mi olduğu konusunda yani. Bir çok yeni arkadaş ediniyorsun ki bu kişileri normal şartlar altında tanıman mümkün değil.. Ama diğer yandan bu kişiler öyle büyük ve gereksiz bir kalabalığın içindeler ki önemsenmesi gereken kişilere hakettikleri değer veremediğin oluyor. Aslında bu ayrı bir yazı konusu
Şahsım adına konuşayım;yeni insanlar tanımak elbette güzel, paylaşımlar yapmak güzel ama bi yerden sonra kantarın topuzu kaçmaya başlıyo. Klavye şövalyesi olmaya başlıyo insanlar ve sen arkana bakmadan kaçıyosun ordan.
Her türlü, kiri, irini, pisliği, cerahati geride bırakıp arkama bile bakmadan gidemem mi sandın? Sen beni çok hafife aldın…
Sürekli geriye bakarsan boynun tutulur demişler ya aslında çok doğru demişler, ileri bakmak lazım daima…
Verdiğim hiç bir kararda geriye dönüp bakmadım. Şimdi de bakmadım… Hayat pişmanlıklar konçertosunun bir pasajı değildir..
Ama giderken bi haber verseydin
ff de yokluğun çok belli oluyo 
Giderken haber vermek şovmenlere mahsustur.. İlgi çekmek için önce gidiyorum diye ağlarsın sonra çok sevdiğim arkadaşlarımı kıramadım ortalığı steril hale getireceğim falan filan duygu sömürüsünün kralını yapar alkış alırsın. Oysa bize göre değil bu ucuz popülist numaralar. Ben ff’ye gelirken kimseye haber vermedim ki giderken zil çalıp oynayayım… Geldiğim gibi çektim kapıyı çıktım… Kesinlikle dönmem diye kesip atmıyorum ama şu an için dönmeye niyetim yok. Çünkü insanoğlu ile uğraşmaktan yoruldum. Her ne kadar kavgadan tartışmadan beslenir gibi bir halim olsa da aslında huzur ve sakinlik arıyorum.. Aradığımı da ff’de bulamayacağım gün gibi aşikar. Bir süre blogumdayım.. Bakarız artık buradan da sıkılır mıyım? Başka denizlere yelken açar mıyım? Ne yaparım bilemem…
Gitmiş olmana üzüldüm, ama şunu da söylemek istiyorum; giderken haber vermek şovmenlere mahsus filan değildir. Biz buna kendi aramızda “vedalaşma” diyoruz.
Vedalaşma bir daha birbirini hiç göremeyecek insanlar arasında olur… Ben sana istediğimde ulaşabiliyorsam, sen bana istediğinde ulaşabiliyorsan bunun neresi vedalaşma?
Ben sadece bir sosyal medyada bulunmama hakkımı kullandım. Olay bundan ibaret.
Kişilerle bir sorunum yok ki vedalaşmış olayım…
Uzun bir yorum yazmıştım ama blogun “Hata! Güvenlik kodu girilmemiş” tarzında bir uyarıyla geri gönderdi ve yorumum sıfırlanmış, buna gıcık oldum
Elbette birbirimize ulaşabiliyoruz, ama yine de “Hadi bana eyvallah, bir süre buralarda yokum, döner miyim dönmez miyim bilinmez ama bana blogumdan her zaman ulaşabilirsiniz” tarzı bir feed yazıp yoruma kapayabilirdin, kimse de bunu şov olarak görmezdi. Hoş bunu şov görecek insanlarla da zaten bizim işimiz olamaz. Ayrıca şunu da belirtmek istiyorum, sadece hiç görüşemeyeceğin insanlarla vedalaşırsın diye bir şey de yok, sen hiç misafirlik dönüşü arkadaşlarınla vedalaşmaz mısın?
Niye gittiğini sormuyorum bile, bunu sorgulamak ne bana ne başkasına düşer, tercih senin. Bize sadece saygı duymak kalır, ama giderken “ben gittim” demek de gayet insani bir yaklaşım, hor görme
Haklısın da kızgınlığım da vardı biraz.. Çokça görmekteyim etrafta böyle duygu sömürüsü ile ilgi çekmek isteyenleri. Biliyorum hadi bana eyvallah diye bir feed açsam aynı şey benim için de söylenecekti ki hiç böyle bir yargıyı hazmedecek durumda değildim.
Gidecek olan “Gidiyorum, gideceğim, bak şimdi gittim, yemin billah artık yokum” diye cıvımaz diye düşündüm. Düşündüm çünkü böyle tipler var, onlarla aynı terazide tartılmak istemedim.
Belki hata da yapmış olabilirim.
(PS. Bende alışkanlıktan olsa gerek net üzerinde nereye yorum yazarsam yazayım CTRL+A sonrasında CTRL+C yapmak alışkanlık oldu, tavsiye ederim. Güvenlik kodu koymam gıcıklık ama sonuçta 1 tane bile spam ile uğraşmıyorum
)
1 kez yorum yazınca önbelleğe alıyor “isim / e-posta / web” bilgilerini ve üstteki “tekrar hoşgeldiniz Fikret. değiştir »” linkine tıklamadan görülmüyor o spam kodu. Tabi ki captcha ‘sız blog düşünemiyorum, benim sitede de matematik işlemi sonucunu soran bir koruma var
Konuya dönersek, benimkisi de öyle bir sitem işte sana, sevdiğin birinin friendfeed ‘i bir anda bıraktığını kendisinden değil başkasından öğrenmek garip bir duygu. Gördüğün gibi soluğu hemen blogunda aldım zaten:)
Valla aslında başkasından da öğrenmemen gerekiyordu ama Ebru’nun dünden beri çabaları var. Kendisine de söyledim, şu an dönmeyi düşünmediğimi ama elinden gelen tüm gayreti gösteriyor gördüğüm kadarı ile
Yazı konusu ff den gitmekmiş ben yeni anladım
ben de kapadım pat diye bi anda hem de bir feede yorum yapmaya devam ederken. Gereksiz bi aktiviteymiş.
Kapatmak mı gereksiz bir aktivite? Ben son derece isabetli bir karar verdiğimi düşünüyorum aslına bakarsanız
Orda olmak gereksiz demek istemiştim oysa
Bak şimdi kararsızım bu konuda. Gerekli mi gereksiz mi olduğu konusunda yani. Bir çok yeni arkadaş ediniyorsun ki bu kişileri normal şartlar altında tanıman mümkün değil.. Ama diğer yandan bu kişiler öyle büyük ve gereksiz bir kalabalığın içindeler ki önemsenmesi gereken kişilere hakettikleri değer veremediğin oluyor. Aslında bu ayrı bir yazı konusu
Şahsım adına konuşayım;yeni insanlar tanımak elbette güzel, paylaşımlar yapmak güzel ama bi yerden sonra kantarın topuzu kaçmaya başlıyo. Klavye şövalyesi olmaya başlıyo insanlar ve sen arkana bakmadan kaçıyosun ordan.
Şekil 1-A’da benim yaptığım gibi
) Sanal şöhretler, klavye kahramanları, reel yaşamda yüzüne bile bakılmayacak internet celebrity’leri
)) Haklısın yahu
)