Bazen bu blogun varlığını bile unuttuğum oluyor ne yalan söyleyeyim. Sonra bir bakıyorum aklıma geliyor ne oldu bizim blog gibilerden… Eski yazdıklarıma şöyle bir göz gezdiriyorum beğenmiyorum. İşin gerçeği aslında böyle ne zaman ara versem ve bu aradan sonra yazdıklarıma şöyle bir tekrardan göz atsam aynı duyguyu yaşıyorum. Beğenmiyorum, yazdıklarım itici geliyor ve herşeyi silip yeni baştan başlamak hissi kemirmeye başlıyor içimi. Bunu zaten defalarca yaptığımı biliyorsunuz. Artık tekrar baştan başlamaya falan niyet etmiyorum neyse ki.
Şöyle bir durum var.. Yazmak istediklerim birikiyor. Bir yerden bir yere giderken (özellikle sabah müzik eşliğinde servis yolculuklarında düşüncelere dalmışken) yazacaklarımın planını yapıyorum. Kelime kelime örüyorum yazımı.. Heceleri planlıyorum.. Paragrafları bir duvarcı ustası gibi diziyorum ard arda.. Sonra klavyenin başına oturuyorum planladıklarımı paylaşmak için. Hani bir taş bir kuş sürüsü uzaklardan gelen bir sesle ürker ve toplu halde uçmaya başlar öyle bir duygu benzeri ile kelimeler bir anda karman çorman bir hale dönüşüyor. Karabasan oluyor ve ben bu karabasanda kayboluyorum.
En son yazımı sigarayı bıraktığım zaman yazmışım ki 4 aya yakın bir süre olmuş… Oysa bu süre içinde o kadar çok paylaşmak istediğim şeyler oldu ki.. Sıdıkoş’u kaybettik mesela. Onunla geçirdiğimiz günlerin ayrı bir yeri var hayatımda toprağı bol olsun. Yazamadım… Sonra Berkay’ı sünnet ettirdik, düğünü falan oldu.. Baba-oğul karşılıklı şöyle harmandalının dibine vurduk. Yazamadım.. Filmler seyrediyorum, kitaplar okuyorum… Yazamıyorum..
Sanırım bunun başlıca faili internet sosyal medyasının bilinçlerimizdeki yıkımları.. Oyunlara çok fazla vakit harcadım son zamanlarda. Tamam bir yandan tüm dünyadan arkadaşlar edindim artıları yok değil var ama kendime ayırmak istediğim zamandan feragat etme durumunda kaldım hep. Sonra şu twitter ve friendfeed olayı çıktı.. En son cember zamanında bir siteye bu kadar zaman ayırdığımı hatırlıyorum.. Aslında bu da kötü birşey değil bir sürü yeni insanla tanışıyorsunuz, paylaşımlar falan ama. Zaman öldürme konusunda tamamen zararlı bir olay.
Neyse zaten bundan sonra istediğim dilim döndüğünce düşüncelerimi bu sayfadaki satırlardan paylaşmak. Burada kendimi çok daha net ifade edebildiğimi düşünüyorum…
Sitene abone olduğum için yazılarını takip ediyordum.uzun zamandır yazın gelmediği için üzülmüştüm..ama geçen maillere bakarken şaşırdım.hayırdır dedim..bir baktım yazmışsın.geri dönüşüne sevindim diyelim.Oğlunun sünneti hayırlı olsun…Askerliğini düğününü görmen dileğiyle..sevgiler….
sitende sıkılmadım yazılarını begeniyorum üyede oldum ki takip edebileyim merakla bekliyorum arkası yarın………………bol şans.