Yazının başlığını okuduğunuz zaman “İddia edilen nedir ki? “diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Hatta çoğu internet kullanıcısının Windows 7′ nin ne olduğunu bildiğinden bile emin olamıyorum. (Bu bahsettiğim gruba internet kullanıcısından ziyade messenger kullanıcısı da diyebiliriz aslında)
Windows 7 hakkında iddia edilenlere gelmeden önce “Nedir bu?” sorusunu cevaplayayım.. Microsoft’un Vista’nın ardından geliştirdiği yeni bir işletim sistemi olarak kısa ve öz bir tanım yapabiliriz. Ben teknik detaylarına girip yazıyı uzatmak istemiyorum zaten birçok sitede bu detayları bulabilirsiniz. Windows 7′nin henüz tam olarak piyasaya çıkmadığını şu an RC1, yani piyasaya çıkmaya hazır son halinin dağıtıma “evaluation version – deneme sürümü” olarak sürüldüğünü de hemen ekleyeyim.
Bilenler bilir XP Service Pack 3 şu ana kadar piyasada en istikrarlı kabul edilen Windows sürümü idi. Vista’nın ise görselliğindeki tüm ihtişama rağmen performans olarak yerlerde süründüğü için pek tutulduğunu söylememem. Kullanıcıların Microsoft’tan beklediği XP kadar istikrarlı ve hızlı, Vista kadar da görsellik açısından yüksek seviyede bir işletim sistemi idi. Bunların yanında bir çok ek öğeler de var tabii değerlendirmeye alınan. Yan aygıtlarının sürücülerinin bulunup bulunmaması, tak-oynat aygıtların tanınıp tanınmaması gibi özellikler yeni işletim sisteminin değerini belirleyecekti.
Ve nihayetinde Microsoft Windows 7′yi tanıttı…
Rahatlıkla söyleyebilirim ki Windows 7 XP’nin hızını ve az kaynak tüketişini baz alıp Vista’dan çok daha güzel ve kullanışlı bir arabirimle biz bilgisayarseverlere artık ben varım diyor.
Aslında değerlendirmemi şu an kullandığım bilgisayara göre yapacak olursam pek adil olmaz zira Quad Core + 3 GB Ram + 512 MB Ati Radeon HD 3870 + Sata Harddisk ile Vista’yı bile hiç sorunsuz yürütebiliyordu. (1680×1050 çözünürlükte, tüm görsel öğeleri Ultra High seviyesine getirilmiş ve anti alias sonuna kadar açık olan Command&Conquer Tiberian Sun’ı hiç bir takılma yapmadan rahatlıkla oynatabiliyor) Önemli olan kaynakları kısıtlı bir bilgisayarda Windows 7′nin iddia edilen performansı verip veremeyeceği idi. Bu düşünce ile XP kurup bizim oğlana tahsis ettiğim bizim eski emektar bilgisayara Windows 7 yükleme macerasına giriştim.
Quad Core olana kurarken kurulum yaklaşık 20 dakika sürmüştü. Internete Ethernet kablosu + ADSL ile bağlı olduğundan hiç bir sorun yaşamadan kurulumu yapmış, driver’ları yüklemiş, bulamadıklarını ise windows update’den bularak resmen dumura uğratmıştı. Hele hele yazıcıyı kurarken şaşkınlığım iki katına çıktı. HP 5150 yazıcımı daha kablosunu takar takmaz tanıdı, sürücülerini indirdi, yükledi buyrun kullanın dedi. Ne sürücü cd’si sordu ne de başka bir şey. El ile kurmak zorunda kaldığım tek sürücü ses kartım Creative’in Xtreme Gamer versiyonu idi. Onun da sitesinde Windows 7 driverları bulunduğu için sorun yaşadığım söylenemez. (Her ne kadar Ati’nin sürücülerini Windows update’den yüklese de ben yine bildiğimden şaşmadım ve Catalyst’in son sürümünü yükledim makineye)
Eski bilgisayara kurulumu yaparken endişelerim vardı. Öncelikle internete bağlanma sorunu yaşayıp yaşamayacağını merak ediyordum. Çünkü internete Airtes’ın Wus-300 kablosuz adaptörü ile bağlanıyor. Bunun sürücülerini bulabileceğini hiç sanmıyordum açıkçası. (ki bulamadı da)
Makinenin özelliklerini kısaca şöyle sıralayabilirim.
Gigabyte Anakart, Pentium 4 2.4 İşlemci, 1 GB 400 Mhz Ram, 80 GB Ata harddisk, Ati x1600 görüntü kartı, Creative 5.1 Live ses kartı, WUS-300 Kablosuz ağ adaptörü
Kurulum yaklaşık 30 dakika sürdü ki XP’nin kurulumundan çok daha kısa sürdüğünü söyleyebilirim. Kurulumdan sonra direkt olarak internete bağlanamadığı için windows update’i kullanamadı, ama yine de görüntü, ses ve kablosuz ağ adaptörü haricinde sorunsuz kuruldu. Aslına bakarsanız görüntü kartının da sürücülerini yükledi ama yine de ünlem işareti aygıtta bir problem olduğunu gösteriyordu.
Airties’ın sitesinde Windows7 driver’ı bulamadım ve şansımı vista driver’ı ile denemeye kadar verdim. Ve bingo.. Sorunsuz olarak aygıtı tanıdı, ortamdaki ağları buldu ve internete giriş yaptı. Hemen windows update’i çalıştırdım.. Gerekli güncellemeleri yüklerken dikkatimi SİS chipsetini kullanan AGP portunun sürücüleri çekti. Evet görüntü kartındaki problemi de yine windows 7 kendi kendine bulmuştu. Anakart’ın AGP sürücülerini yükleyip görüntü kartının tam randımanla çalışmasını sağladı.
Creative’in ise anlamadığım bir şekilde Microsoft ile bir sorunu var sanırım. Yine kurulumu el ile yapmak zorunda kaldım.
Her şey bittikten sonra bir bakalım dedim nasıl oldu.. Rahatlıkla, çok rahatlıkla söyleyebilirim ki (şimdilik olmak kaydıyla) sanırım Microsoft bu sefer gerçek bir işletim sistemi yapmayı becerebildi. Başlıktaki sorunun cevabına gelince.. İddia edilenden fazlası bile var. Başlat menüsünün yerini alan yeni grupanabilir araç çubuğu açık pencerelerinizin ön izlemesini yapıp pencereler arası geçişe izin veriyor ki bu harika. Yani anlatmak o kadar zor ki.
Sonuç olarak.. Bu deneme versiyonunu Mart 2010′a kadar ücretsiz olarak kullanabiliyorsunuz. Ben bir deneyin derim.

