Önceleri MSN’de başladı anlık durum iletileri paylaşmak. Arkadaş listemizde bulunanların ne yaptıklarını, o anki hal-i ruhiyelerini öğrenme fırsatı yakaladık bu şekilde. Arkasından facebook geldi.. “Şu an ne yapıyorsunuz?” sorusuna kendimizce cevaplar verdik. Kimimiz o an meşgul olduğu işi yazdı, kimimiz duyurmak istediği bir iletiyi. Oldukça fazla sayı olarak nitelendirebileceğim bir kişi de bu durum iletilerinde daha çok o anki keyif derecesini paylaşmaya başladı.
Ben de duyurmak istediğim konular oldukça sık sık kullanıyorum durum iletilerini. Facebook, msn, twitter bunlar için oldukça basit kullanışlı bir yol. Ve bence eğlenceli de. Tanıdığınız ama uzun süredir görüşmediğiniz insanlar hakkında birkaç kelime bile birşeyler duysanız iyi geliyor. En azından ben hoşlanıyorum bu durumdan. Bir arkadaşımın çıkarttığı kitaptan da bu şekilde haberdar oldum diğer bir arkadaşımın yeni doğan bebeğinden de…
Buraya kadar iyi de.. Bu anlık durum iletilerinin bazı kullanımlarına da sinir olmadığımı söyleyemem.. İnsanların mutluluklarından, mutlu anlarında onları izlemekten büyük keyif alan ben bu “mutluluk” iletilerine pek hoş bakmıyorum.
Mutluluk benim için “mutluyum” demekle ifade edilebilecek bir şey değil. “Çok mutsuzum” demek de aynı şekilde. Bu tip iletilerin ilgiye muhtaç tiplerin sazanları avlamada kullandıkları besili yemler olduğunu düşünmeden edemiyorum. Yaa tamam mutsuzsun anlıyorum ama yani bunu yüzlerce kişi içinde “çok mutsuzum lan, batsın bu dünya” tarzında ifade etmeye ne gerek var? Ya da tam tersine “Ohoho zam aldım çok mutluyum” demeye?
Çok mu ince eleyip sık dokuyorum bilemiyorum. Yani bazen gerçekten çok anlamsız şeylere takıntı yaptığımın da farkındayım ama yine de şu mutluyum-mutsuzum hadisesine bir türlü ısınamıyorum. Belki de benim için mutlu veya mutsuz olmak durumunun kağıda, yazıya dökülmesi anlamsız olduğu için bu şekilde düşünüyorum. Zira mutluluk tamamen kişinin içinde olup biten bir hadise. Mutluluğu doyasıya yaşayan insanların yüzlerinde hissedebiliyorsunuz zaten kelimelere gerek kalmadan. Ya da yüzü düşmüş bir arkadaşınızın omzuna elinizi koyarken onun mutsuzluğunu aldığınız elektrikten hissediyorsunuz.
Durum böyle iken çıkıpta birinin “ay şeker çok mutluyum ben yaa” demesi bana iki şey çağrıştırıyor. Ki ikisi de samimiyetsizlik içeriyor.
1 – Ya ilgi bekliyordur, ilginizi çekmek için bir zarf atmıştır.
2 – Ya da kendini buna inandırmaya çalışıyordur.
Ben başka bir açıklama getiremiyorum.
Bu kadar muhalif olmak yeter diyor, hepinize mutluluk dolu günler diliyorum. Ama lütfen bana mutluyum demeyin.. Mutsuzum da demeyin.. Yüzüme gülümseyin.. Ben anlarım
Yorum yapılmamış