Internet ve Dezenformasyon

Önceki yazımda blog okuru olduğumdan bahsetmiştim. Okumak için tıklayın. Yazıda da bahsettiğim üzere blog yayınları oldukça yoğun bir bilgi ve enformasyon bulutu ile yüzyüze bırakıyor bizleri. Bloglarda, aslında genellemede bulunursak Internet’te mevcut herşeyi, doğruluğunu sorgulamadan kabullenme huyumuz da var. İşte bu yazının ana konusunu da elde edilen bilginin doğruluğunu başka kaynaklar tarafından teyit edilmesine olanak sağlamadan kabullenen okur kitleleri oluşturuyor.

Internet denince çok geniş bir alandan bahsettiğimi de hatırlatmak istiyorum.  Forward emailler, grup mesajları, forumlar, internet siteleri ve bloglar bu çok geniş alanın yapı taşlarını oluşturuyor. Bu konuyu daha net ifade edebilmek ve daha somuta indirgeyebilmek için örnekler kullanma tarafındayım. Ki elimde bulunan 2 örnek durum anlatmak istediklerimi oldukça yalın ve sade biçimde açıklayabiliyor. İsterseniz “Mutluluğun Resmi”‘den başlayalım. 

Yıllar önce elime elektronik posta (kısaca e-mail)  ile bir resim ve altında da yazısı ulaştı. Ünlü şairimiz Nazım Hikmet’in, arkadaşı olan yine ünlü ressamlarımızdan Abidin Dino’dan “Mutluluğun Resmi”ni yapmasını “Bana mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin?” cümlesi ile istediği ve Abidin Dino’nun bu isteğe uyarak bir resim yaptığı iddia ediliyordu. Belli ki bu yanlış bilgi tüm internet kullanıcıları tarafından kabul görmüş olsa gerek aslı Dianne Dengel’e ait olan “Home Sweet Home” adlı yağlı boya eserin Abidin Dino tarafından yapıldığı düşünülmeye başlandı. Bunu teyit için google’da arama yapıp Mutluluğun Resmi olarak aratabilirsiniz. Çıkacak sonuçların çoğunluğunda resmin Abidin Dino tarafından yapıldığının ifade edildiğini gözlemleyebilirsiniz. Dianne Dengel’in eserlerinin satışta olduğu siteyi buradan inceleyebilirsiniz.

Buna benzer binlerce dezenformasyon örneği sunabilirim sizlere. Özellikle de forward mail aracılığı ile posta kutularımızı işgal edenleri. Sanırım bu tip yayınları doğruluğunu teyit etmeden kabullenmek kolaycılığa elverişli olduğumuzdan ileri geliyor. Yine bir e-mail vasıtası ile gelen ve bir bebeğin kana ihtiyacı olduğu söylenen bir postadaki telefon numalarını aradığımda sözü geçen bebeğin 2 yıl önce yaşamını sona erdirdiğini öğrenmemde olduğu gibi. Olay şu.. Geleni oku, beğen, yay.. Gerisi önemli değil. Doğru veya yanlış hiç problem değil…

Yazıyı yazarken aklıma örnekler düşüp düşüp durduğu için bir türlü sona erdiremiyorum.. Elif Şebnem Akal’ın “Ara Sıra” şiirinin Can Yücel ustaya mal edilmesi gibi. Oysa Elif Şebnem Akal antoloji.com’da bu  durumu net olarak açıklamış. Sadece biraz özen gösterip araştırmamız yeterli. Link

Diyeceğim şu ki; paylaşmak güzeldir. Ama paylaşmadan önce doğruluğunu teyit çok daha güzeldir.

Yorum yapılmamış

Düşünceleriniz...