Aslına bakarsanız blog okuru olmak en azından yazmak kadar zor bir olay. Neden diye soracak olursanız okumanız için önünüze sunulanların haddinin hesabının olmaması. Dünyanın her köşesinden milyonlarca insan her gün belki on milyonlarca yeni yazı ekliyorlar sitelerine ve pek tabii ki bu eklenenlerin oransal olarak çok küçük sayılabilecek bir kısmını bile takip edebilmek mümkün değil. Ne teoride ne de pratikte.
Bu nedenle seçici davranmak gerekiyor. Tabii sadece seçicilik de tek başına bir çözüm değil. Çünkü herhangi bir blog servisine girdiğiniz anda ilgili kategorilerde önünüze sınırsız sayıda öneri çıkıyor. Bir şekilde bu önünüze çıkan siteleri elemek gerekiyor ki gerçekten ilgiyi hakeden sitelere çok daha çabuk bir şekilde ulaşılabilsin. Yoksa gerçekten çok ciddi bir şekilde bilgi kirliliği mevcut bloglar aleminde.
Sağdan soldan “Abi yap bi site acaip para kaldırıyosun” diye gaza getirilip blog yazarlığına soyundurulanlar mı ararsınız, blog yazıyorum diye yine sağdan soldan toplama, günü geçmiş haber arşivi yapanları mı ararsınız. İnanın bana ne ararsanız arayın mutlaka sonuca ulaşıyorsunuz. Seç beğen al ne ararsanız var.
Eh tabii ki ilgim çöplerden ziyade özgün yayınlara yönelik olduğundan bir şekilde blogları bir arada beğeniye sunan, puanlama şansı veren bir siteye sağolsun Erdal sayesinde üye oldum. Zira hiç bir fikrim yoktu bu konuda. (İlgilenenler için Bloxoo)
Bloxoo’da bütün bloglar kategorilere göre sınıflandırılmış olduğundan ilgi alanınıza yönelik bloglara çok rahat bir şekilde ulaşabiliyorsunuz. Her telden binlerce blogsever hergün yeni paylaşımlarda bulunuyorlar ve bunlardan bazılarının gerçekten takip edilmeye değdiğini rahatlıkla söyleyebilirim (Zaman içinde beğendiğim blog adreslerinden burada küçük derlemeler yapıp size de tavsiyelerde bulunacağım)
İlgi alanlarımın en ön saflarında yer alan tasarım konusu hakkında çok değerli bilgilerini paylaşmaktan bizleri esirgemeyen bir çok arkadaş var. Yemek yapmak ileri derecede hobim olduğundan yine yemek konuları ile ilgili bloglar favori listeme ekleniyor. (Bunlardan birisi var ki özel bir yazı için vakit ayırmam gerekiyor, bayılacaksınız) Kişisel bloglarda gündelik yaşamlarını internete aktaran arkadaşların blogları daha ağır basıyor. Bunlardan bazılarını özgünlük ve farklılık bakımından muhteşem diye nitelendirebileceğimi de söyleyebilirim.
Bunlar dışında da bir çok farklı konuda blog mevcut tabii. Bol zaman ayırıp okumak lazım. Farklı vizyonlar, farklı yaşamlar insanın farkındalığına artı değerler katıyor.
Diyeceğim şu ki günlük yaşamın kısır döngülerinden bunaldığınızda, sıkıldığınızda farklılık istediğinizde açın bir blog yazılanlara bir göz atın. Farklı perspektifler, farklı bakışlar bazen bizim de bakış açımızı farklılaştırmamıza yardımcı olabilir düşüncesini taşıyorum.
“Aslına bakarsanız blog okuru olmak en azından yazmak kadar zor bir olay.”
Ciddi bir tespit ve doğru!
Ben de birşey ekleyeyim; yazılan blogların yalnızca %96sı kalıcı oluyor ve tutuluyor.
Özgün ve bilgi tabanlı tüm blogların kalıcı olacağına inanıyorum. Eğer blog okuyucusu bilgi arayışı içindeyse mutlaka tabiri caiz ise maden kıvamındaki blogları biliyor. Benim sürekli takip ettiğim wordpress ve tasarım temalı bloglar var mesela.
Ama sonuçta bugün pazara gittim, elma aldım, elmalar kurtlu çıktı, pazarcının annesine küfrettim tarzında bloglar 1-2 gün ilgi çekse de daha sonra gündemden düşüyor.
Yazıda görünce aklıma geldi, bloxoo demişim ama ayrıldım o siteden zira zevzekliğe tahammül gösterilen hiç bir yerde bulunmamayı bir ilke olarak benimsedim