Bilgilendirme notu

Efendim öncelikle hoşgeldiniz diyelim tekrardan. Siteye girenlere şöyle ara sıra göz attığımda ağırlıklı olarak yeni ziyaretçiler dikkat çekse de düzenli olarak uğrayan bir arkadaş grubunun varlığını da not düşebilirim. Ben sizler için varım diyerek demagoji yapmayacağım endişelenmeyin hemen. Sadece hakkımda merak edilen 1-2 soruya cevap vermek istedim.

Tuguts ne demek diye soranlar oluyor. Ulvi anlamlarını sayfalarca yazmamı falan beklemiyorsunuz umarım. Çok aramadım efendim bu ismi. Babam sağolsun aile ismimiz (Soyadımız) Tuğut olduğundan dolayı bu isimde karar kıldım. Aslında istediğim domain ismi tugut.com’du ama akraba olması muhtemel biri şirketi için benden önce davranmış maalesef. Ben de soyadımı değiştirme gibi bir attraksiyon içine girmek istemediğimden dolayı sonuna küçük bir çoğul eki ile domain adımı oluşturmuş bulundum. Bütün anlamı budur, hayallerinizi sukuta uğrattıysam affola. Tuğut soyadının anlamı ise (babaannemin anlattığına göre) toprağımızdan  geliyor (Tuğlu, gitmesek de görmesek de o köy bizim köyümüzdür). Zamanın padişahı gösterdikleri faydalar üzerine Tuğ vermiş bizim ahaliye (Yavuz Sultan Selim diyorlar) Tuğlu olmuş, Tuğlu’dan da nasıl bir evrim geçirdiyse Tuğut vücuda gelmiş. Severim soyadımı.

Bir başka merak edilen konu kullandığım nickname (rumuz). Yani Chiaroscuro.. Bir resim kitabında rastladım ilk defa bu kelimeye. Resim sanatında ve sonrasında fotoğrafçılık ve sinemada da kullanılan bir tekniğin ismi. İlk defa İtalyan rönesansı zamanında ortaya çıkmış. Chiaroscuro (şiyarosküro diye telaffuz ediyorum ben) gölge ve ışık demek. Bu tekniğin temelinde aynı sahnede gölge ve ışık alan alanları abartmak yatıyor. Daha ilk karşılaşmamızda kanım kaynadı bu kelimeye. Öyle ya aslında yaşamlarımız da gölge ve ışıklardan ibaret değil mi? İnişler ve çıkışlar, gölgeler ve ışıklar hep iç içe. Ayrılmaz bir bütün. Bana anlamlı geliyor zira yaşamlarımızın sadece gölge veya sadece ışıktan oluşması durumunda monoton, sıradan ve cazibesini kaybetmiş bir yolculuktan bahsedeceğimiz aşikar. Işığa hayran olduğum kadar gölgelerimi de seviyorum hepsi bu.

Blogu hergün takip edenler farkındadır sanırım, özel bir alana kaymak gibi bir çaba sarfetmiyorum. İçimden ne geliyorsa o an klavye başına oturup yazmaya başlıyorum. Hayattaki çok sesliliğe inandığım için değindiğim konular değişken oluyor farkındayım ama herkesin kendi ilgi alanında faydalabileceği geniş bir yelpaze olması hoşuma gidiyor.

Yapmak istediğim çok şey var aslında. Maymun iştahlı da denebilir bu içinde bulunduğum durum için. Photoshop ile ilgili teknikleri yazmaya başladım ama sonra içimdeki şeytan yine dürtmeye başladı. Haftalık bir photoshop bülteni hazırlasan da ilgilenenler indirse ellerinde hazır bulunsa anlattığın konular gibi dürtüşlerin nereye varacağını inanın ben de merak ediyorum. Bakalım hayırlısı, bakarsınız photoshop konularını ayrı bir siteye taşıyabilirim. Sağım solum hiç belli olmaz. Zaten en sevdiğim özelliğimdir bu. Rüzgarın akışına kaptırdığım zaman benliğimi anında yön değiştirebilirim.

İlgi ve  alakalarınızı eksik etmediğiniz için teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>