Yapı Kredi Fotoğraf Klübü - “Bizden Fotoğraflar”

17 Ağustos 2008

Fotoğraf, Sergi, Bizden Fotoğraflar, Yapı Kredi, Fotoğraf Klübü

Yapı Kredi Fotoğraf Klübü - "Bizden Fotoğraflar

Fotoğraf tutkunları için güzel bir haber vermek istedim. Sevgili Serpil’in de katkıda bulunduğu Yapı Kredi Fotoğraf Klübünün, “Bizden Fotoğraflar” isimli sergisi 18 Ağustos Pazartesi günü Taksim’de fotoğrafseverlerin beğenisine çıkıyor. 18 - 31 Ağustos arası açık kalacak olan sergide hayata dair, hayatı anlatan fotoğraflar yer alacak.

Profesyonellerin ve amatör fotoğrafçıların fotoğraflarının yer alacağı serginin mutlaka görülmesi gerektiğini düşünüyorum. Kim bilir belki yolumuz orada da kesişir..

Yapı Kredi Kültür Merkezi, Sermet Çifter Salonu, İstiklal Cad. No:161 Beyoğlu-İstanbul

Bu yazı, bugün 0 kere, toplamda 44 kere okundu...

Kategoriler: Alıntılar, Güncel, Photographia | Yorum yapılmamış »

AB için referandum yapılsın mı?

26 Haziran 2008

Yılmaz Özdil / Hürriyet Gazetesi

43 (kırküç) yıldır sorulmayan soru: “AB için referandum yapılsın mı?”. Madem millet için AB’ye girmek istiyorsunuz… Yetti artık, emrivaki… Millete sorun: İstiyor mu, istemiyor mu?

Çünkü benim bildiğim, AB’nin bir numaralı kriteri, millet ne istiyorsa, onu yapmak.. Aksini değil.

Bu nedenle onlar kendi milletlerine sordu… İsteyen girdi, istemeyen girmedi. Mesela, Norveç… Seçilmiş bir hükümet vardı iktidarda. Yani milletten “yetki” almıştı. Ama buna rağmen, referandum yaptı. “Hayır” dedi millet… Girmediler.Bir zarar gördüklerini de, görmedim.

Peki ya biz?

İlk başvuru, 1959′da. Menderes… Rahmetli…

Kimseye başvurdu mu, “başvuralım mı, başvurmayalım mı” diye?

Başvurmadı. Başvurmadan başvurdu… Sonra? Hatırlayın… Demirel, Ecevit, Özal, Yılmaz, Çiller… Hepsi birer defa girdi AB’ye…

Hepsi, ayrı ayrı kutlama yaptı AB’ye girdiğimiz için. E baktı ki millet, bir yere girdiğimiz falan yok… “N’oluyor” demeye kalmadı…

Tayyip Erdoğan iki defa daha girdi.

Patlattığımız havai fişeğin haddi hesabı yok, AB’ye girdiğimiz için.

En fazla defa biz girdik! Ama hâlâ dışardayız.

Hatta, dışarda bi tek biz varız. Bu arada bize giren girene…

Ve işte bugünkü soru… Siyasilere değil, size. Herkes kendine soracak. Herkes kendine verecek cevabı…

1963 Ankara Anlaşması’nı milat kabul edersek… Dile kolay, 43 yıldır… Ekonomiden hukuka, tarladan gökyüzüne, aklınıza gelen gelmeyen her konuda “AB’ye uyum için” yasa çıkardık. Hayatınızda olumlu yönde ne değişti? Size ne faydası oldu?

Yazının devamı için tıklayın »

Bu yazı, bugün 0 kere, toplamda 270 kere okundu...

Kategoriler: Alıntılar, Güncel | Yorum yapılmamış »

Güneşi Özledik!

20 Haziran 2008

Zeki Triko’nun aşağıda gördüğünüz reklamına izin verilmemiş her nedense? Anlamak, yorum yapabilmek çok güç. Tabii ki burada yayınlamayı kim nasıl engelleyecek onu bilemiyorum…

Güneşimizi özledik.. Hem de çok !!!

Güneşi Özledik

Bu yazı, bugün 2 kere, toplamda 152 kere okundu...

Kategoriler: Atatürk Köşesi, Güncel | Yorum yapılmamış »

Carmen Orient

20 Haziran 2008

25 Haziran günü çok değer verdiğim dostlarımdan Canem, iş arkadaşları ile birlikte geliri tamamen LÖSEV’e bağışlanmak üzere bu operanın dans gösterisini sahneye koyuyorlar. Ben elbette gideceğim. 29 Haziran ve 6 Temmuz’da saat 17.00′de de gösterileri olacak. 25′inde yapılacak Gala’dan izlenimleri yazarım mutlaka.

Hem LÖSEV’e destek olmak için hem de genç ve yetenekli bir topluluğun nefes kesen gösterisini izlemek için mutlaka şimdiden biletlerinizi edinin. Kaçırmayın. Sonrasında sızlanmayın. Demedi demeyin

(25′inde yapılacak GALA gösterisine yer yok.. 29 Haziran ve 6 Temmuz gösterileri için bana ulaşabilirsiniz. Her iki gösteri de saat 17.00′de başlayacak )

Carmen aslında Fransız yazar Prosper Mérimée’in roman olarak yazdığı bir eser. Mérimée 1830 yılında, Endülüs’e yaptığı bir yolculuk sırasında, daha sonra üzerinde bu romanı yazacağı bir anekdot dinler. Kıskanç aşığı tarafından öldürülen bir çingene dilbCarmen Orient Afişerinin hikayesidir. yaklaşık 15 yıl boyunca kafasında düşündüğü bu hikaye ve kente yaptığı gezilerdeki izlenimleri ve kendi duygusal deneyimleri, İspanya ve çingeneler üzerinde yaptığı araştırmalar neticesinde 1845 yılında bir roman olarak yayınlanır. Mérimée’nin romanı, büyük bit tutkuyla aşık olduğu carmen uğruna önce birliğini terk edip suç dünyasına karışan, sonra da katil olacak kadar kontrolden çıkan bir ispanyol askerini, jose navvarro’yu anlatır. Carmen’i kendisini aldattığı için öldüren jose, idamını beklerken roman anlatıcısına hikayesini anlatır.
Carmen : Etrafı sihir, yalan ve gizem çemberiyle kuşatılmış, ölümcül büyüsünü zayıf ve korunmasızlar üzerinde kullanmaktan çekinmez. Amaçlarına ulaşabilmek için cinselliği de dahil olmak üzre her yolu dener. Kısa boylu, zayıf, genç ve hoş bir kadındır. Çok süslüdür ve parfüm alacak parası olmadığı için giysileri baştan aşağıya çiçeklerle bezelidir. Sürekli kahkahalar atar, esprilidir ve her duruma ayak uydurabilecek kadar zekidir. Aslında dostlarına kazık atmaz ama özgür olmak ister bu yüzden de Jose’nin bencil ve sahiplenici aşkına karşı hoşgörüsüzdür. Her şeyden önce kendi özgürlüğüne aşık olan bu kadın, hiçbir erkeğin uzun süre efendilik taslamasına izin vermez. ölümü neredeyse akıl dışı bir cesaretle karşılar.

İşte George Bizzet bu romandan etkilenerek meşhur Carmen Operasını besteliyor. İşin ilginç yanı Carmen Operası ilk gösterim yapıldığı zaman beğenilmiyor. Bizet kısa bir süre sonra tabiri caiz ise kahrından ölüyor. Beğenilmemesinin nedeni ise aristokrat sınıfının bir operada Çingeneler gibi basit gördükleri bir sınıfın varlığını kabul edememeleri.

Bu yazı, bugün 0 kere, toplamda 240 kere okundu...

Kategoriler: Güncel, Yazılarım | Yorum yapılmamış »

Yılın kapağı

6 Haziran 2008

Uzun zamandır gülmediğim kadar güldüğüm bir karikatür - kapak oldu Penguen’in bu sayısı.

Paylaşmak istedim :)

Yılın Kapağı

Bu yazı, bugün 0 kere, toplamda 227 kere okundu...

Kategoriler: Karikatür, Mizah | 1 Yorum yapılmış »

« Önceki Yazılar